5 Eylül 2016 Pazartesi

Maybelline Falsies Volume Express Waterproof Maskara - İnceleme

   Geçen Gratis alışverişimde suya dayanıklı bir eyeliner ve bir de maskara almak istiyordum. Pek vaktim olmadığı için kendim arayıp bulmakla uğraşamadım ve görevliden rica ettim. Görevli kız bana Essense'in Dip Eyeliner'ını önerdi. Daha önce söylediğim gibi Essense markasını pek sevmediğimden "başka daha iyi bir ürün yok mu?" diye sordum. Eyeliner olarak daha iyisinin ellerinde olmadığını söyledi. Ama maskara olarak bana en iyi suya dayanıklı maskara budur diyerek Maybelline önerdi. Max Factor False Lash Effect yazımda da bahsettiğim gibi bir dönem devamlı kullandığım bir Maybelline maskaram vardı. O yüzden tereddüt etmeden aldım.

   

  Suya dayanıklılık konusunda yüzümü kara çıkarmadığını belirteyim öncelikle. Zaten bence Maybelline maskaralar konusunda gerçekten başarılı. Daha önce kullandığım Maybelline One by One'ı da çok sevip uzun süre kullanmıştım. Eğer The Falsies'i One by One ile kıyaslayacak olursam (her ikisi e volum maskara olduğu için bu kıyas adil olacaktır) The Falsies'in iki artısı olur. Biri pul pul dökülmemesi, diğeri de suya dayanıklı oluşu. Ancak One by One bir kaç kat sürsem bile daha doğal bir sonuç verebiliyordu (Suya dayanıklı rimeller fazla miktarda mum içerdiklerinden yapıları daha kuru olur ve katlı sürüme müsade etmezler). Ayrıca fırça yapısını da daha çok beğeniyordum.
   





    Bu maskaranın fırça yapısı açılı. Bu tip fırçalar kirpiklerinize daha kıvrık bir görünüm verilmesini sağlar. Maskaraların hacim, dolgunluk, uzunluk veya kıvrım verme seçenekleri hem fırça yapılarına hem de ürün içeriklerine bağlıdır. The Falsies Volume Express bir volume maskarası olduğunu söylerken fırçasının kıvrımlı oluşu muhtemelen içeriğinde bol miktarda mumsu madde oluşuna işaret ediyor. Zaten Suya dayanıklı bir yapısı olduğu için bundan emin olabiliriz sanıyorum :)







   Kirpiklerim zaten kıvrık olduğu için bu fırça seçimi benim için yanlış oldu. Ama daha düz kirpikleriniz varsa ve volume maskara kullanmak istiyorsanız bu maskara sizin için doğru tercih olabilir. Suya dayanıklı bir maskara alacaksanız da sanırım bu fiyat aralığı için en uygun tercihlerden sayılabilir. 
Fiyat bilgisi için alışveriş yazıma göz atabilirsiniz :)

Max Factor False Lash Effect - İnceleme

   Televizyonda bir dönem çok sıklıkla reklamları geçen bir üründen bahsedeceğim. "Takma Kirpik Etkisi" sağladığı söylenen Max Factor False Lash Effect. Kirpiklerimin yapısı kirpik kıvırıcıya ihtiyaç duymayacağım kadar kıvrık. Bu yüzden benim bir maskaradan beklentim kirpiklerimi kıvrık göstermesi değil. Ancak kirpiklerim biraz seyrek oldukları için benim asıl tercih ettiklerim volume maskaralar. Daha hacimli ve daha yoğun görünen belki de biraz daha uzun gösteren bir rimeli kolayca sevip kalbimin taht odasına yerleştirmem mümkün :)


   Bu tahtı kazanan pek çok rimel geldi geçti hayatımdan. (Rimellerden sevgilisi gibi bahseden başka çatlak varsa mail atsın lütfen hemen bir kardeşlik kurmalıyız!) Bunlardan biri de Maybelline One by One olmuştu. Onun vaadi ise kirpiklerinizi tek tek ayırdığı ve kesinlikle vaadini yerine getiriyor. One by one'da eksik kalan 2 özellik oldu; birincisi daha kısa zamanda pul pul olup dökülmesi, ikicisi beklediğim hacmi vermemesi. Bu iki eksiği sebebiyle de, 2 yıl kadar önce Max Factor False Lash Effectle onu aldattım. Şimdi Max Factor'le evliyim. İki çocuğumuz var, Mutluyuz... :)
 
    Kalın ve küt bir fırçası var. Silikon uçlu ancak kıl fırçalar kadar ince fırçalı. Kirpikleri kolayca kavrayabiliyor. 2- 3 kat bile sürseniz kolay kolay topaklanma görüntüsü vermiyor. Kirpiklerinizin olduğundan uzun ve çok daha yoğun görünmesini sağlıyor.




    İyi olan ürünü övmek gerek, kötü yanlarını söylemeyi ihmal etmeden. Ancak bu ürünle ilgili kötü bir yan bilmiyorum. Beni ziyadesiyle tatmin ediyor :)) İnceleme yazılarında ağzıma geleni söylemek gibi bir huyum var. Ama bu rimel için söyleyebileceğim kötü bir söz aklıma gelmiyor. Ara sıra başka rimelleri de deneyebilirim ama daha bitmeden yedeğini alarak kullandığım tek maskara şuanda budur :)
Şuradaki alışveriş yazımda fiyatı hakkında bilgi alabilirsiniz.

Essense Dip Eyeliner Waterproof - İnceleme

   Son yaptığım Gratis alışverişimin yazısında  bahsettiğim üzere havuz ve denizde kullanabileceğim bir eyeliner almak niyetindeydim. Gratisteki satış görevlisinin önerisi üzerine Essense'in dip linerını aldım. Daha önce Essense markasından alıp da memnun kaldığım, bitince yenisini alacağım dediğim hiçbir ürün olmamştı. Bu yüzden gerçekten ön yargılı yaklaştım bu ürüne.

   
   Suya dayanıklılık konusunda bana hiçbir sorun yaşatmadı. Benim Einstein'ın bahsettiği kadar güçlü olmayan ön yargılarımı ise bir türlü yıkamadı. Sudan her çıkışımda elime aynayı alıp akıp akmadığını kontrol ediyordum :) Yine de saatlerce suda kalacağım zamanlarda bile bu eyelinerı sürmekten çekineceğimi sanmıyorum.

   

   Asıl sorun ise kalıcılığı değil. Birkaç kullanımın ardından sünger ucu aşınmaya başladı. Bu durum her defasında daha fazla likiti ucuna almasına ve pürüzsüz/ince uygulama yapılamamasına sebep oluyor. 








    Essense markasından daha önce aldığım bir eyelinera küçük bir tbt dönüşü yapmak istiyorum :) Upuzun ve ince bir ucu vardı kendisinin. Zamanla (1 aydan kısa) parçalanarak kısaldı ve kütleşti. Rengi eski canlı siyah halini hemen kaybetti ve sulu boya siyahına döndü.



Sırasıyla Essense dipliner, Max Factor Masterpiece, The Balm Schwing
    Anılarım bu şekilde olduğu için beklentim de pek yüksek sayılmazdı :) Ama beklentimin üzerine çıkmayı başaran bir özelliği daha oldu. Renk konusunda çok başarılı. Fotoğrafta en üstteki uygulama Essense Dip linera ait. Düz bir çizikte çok kalın bir uygulama yapsa da rengi The Balm Schwingin kömür karası rengi ile bire bir. Ortadaki uygulama ise Şu Yazımda bahsettiğim Max Factor Master Piece eyeliner. Birkaç kullanımdan sonra o da sulu boya siyahı oldu.

   Özetleyecek olursam; kalıcılığı (waterproof özelliği) ve rengi başarılı, ucu dolayısıyla uygulaması başarısız. Yine de sanırım artık Essense markasını kötüleyip durmayacağım :)
Not: Ürünlerin fiyat bilgilerini alışveriş yazılarımdan bulabilirsiniz.

Golden Rose Velvet Matte Ruj - İnceleme

   Benim gibi mat rujlar seven herkesin bir şekilde bu rujla karşılaştığını düşünüyorum. Benim bu rujla tanışmam ablamın düğün gününe denk geldi. O gün makyajımı kuaförde yaptırmıştım. Daha sonra yenilemek için yanıma ruj almadığımı farkettim. Ayrıca bana sürülen rengi de çok sevmiştim. Hafif pembe ve kızıl arası tatlı bir renkti. Şansıma kuaförüm o ruju yurtdışından getirdiğini Türkiye'de olmadığını söyledi. Ben de imkansız olduğunu düşünüp üzerinde durmadım. Yine de aynı renkten istiyordum.
   Düğün günlerini bilirsiniz her şey mükemmel olsun istiyor insan. Kendi düğünün olmasa bile :) O rujun aynısından bulamasam da idame ruju almam gerekiyordu. İlk bulduğum Avm'ye girip bir Cosmetica mağazasında "dudağımdaki rujun aynısından bana verebilir misiniz!" diye haykırdığımı hatırlıyorum. Bir kaç görevli kendi sorumlu oldukları stantlardaki rujları gösterseler de en sonunda kasiyer kız "bence sizin renginiz bu" diyerek bana bu ruju getirdi.
  Bir annenin bebeğini ilk kucağına alışı gibi bir andı :)) Ve kasiyer kız haklıydı..

Soldaki düğün rujum.(02) Sağdaki ikinci aldığım kızıl ruj (16)

   Kozmetik alışverişlerimde diğer tonlarına her baktığımda uçuk kaçık veya fazla iddialı renkler gördüğümü hatırlıyorum. Ancak geçenlerde yaptığım Gratis Alışverişimde çok hoş bir tonunu daha buldum. Dudaklara hafif kızıllık veren güzel bir tondu.


   Derken Golden Rose dünyanın en küçük ruju adı altında rujlar çıkardı. Bu rujlar da Velvet Matte serisinin mini halleri. Her alışverişe gittiğimde bir tane alıyorum sanırım. Gratis'te kasa önlerinde bulunuyorlar. Gerçekten de çok küçükler ama bunu bir icat gibi öne sürmeleri fazla reklam kokuyordu. Zira Avon gibi distribütörler üzerinden satış yapan ve sipariş usulü çalışan çoğu firmalar başta olmak üzere, birçok diğer firmanın da "numune-tester" ismiyle verdikleri rujlardan pek de farklı değiller. Ama farklı farklı tonlar alabilmek için bu testerları satmak belki bir yenilik sayılabilir. Çünkü hiç de günlük hayatta kullanmadığım renkleri sırf almış olmak için aldığımı fark ettim. Bu bir başarıdır Golden Rose, Tebrikler! :)
   02 ve 16 tam boylarına sahip olduğum rujlar. Diğerleri miniler. 18 çok güzel bir kırmızı. Ama benim tarzım 16 gibi daha pastel kırmızılar.

   Bu rujların en iyi yanı sanıyorum ki; yumuşak bir yapıda olmaları. Bazı mat rujlar lip balm olmadan sürülemeyecek kadar sert oluyor. Bunlar kesinlikle öyle değil. Kalıcılık konusunda pek takdir edemeyeceğim. Çok sık yenilemek gerekiyor. Pudralarla, spreylerle sabitleyip 1 saat içinde yenilemek zorunda kalabiliyorum.
   Benim son alışverişimde Fiyatı 13,90TL idi. Bu performansta bir ruj için uygun olduğunu düşünüyorum. Miniler de 2,50TL ye tek tek alınabildiği gibi set halinde Golden Rose bayiilerinde mevcut.

Not: Mini Boyların ilk çıkışlarındaki numaralandırmaları ile şuan piyasadaki numaralandırmaları değişmiş gibi görünüyor. Benim paylaştığım numaralar güncel olanlardır.

3 Eylül 2016 Cumartesi

JAPON ABUR CUBURU | DIY Kendin Yap - Kracie Oekaki Gummy Land

   Blippo alışverişim yazısında bahsettiğim gibi Japonyadan iki tane kendin yap DIY şekeri almıştım. Bir önceki yazımda da Takoyaki Setinin videosunu paylaşmıştım.
   Bu videoda ise kumdan şeker yapılmasını sağlayan Kracie markasının Oekaki Gummy Land şekerinin yapılışını paylaşırıyorum. Ben yaparken çok eğlendim. Umarım sizler de izlerken eğlenirsiniz :)
Bu kutulardan satın almak için : www.japoncandybox.com


Not: Youtube kanalıma abone olmayı unutmayın :)

2 Eylül 2016 Cuma

JAPON ABUR CUBURU | DIY Kendin Yap - Kracie Takoyaki Seti

   Şuradaki yazımda Japonya'dan yaptığım japon abur cuburları alışverişimden bahsetmiştim. Hatırlayacağınız üzere 2 adet Japon Kendin Yap DIY şekeri almıştım. Bu şekerlemelerden alınca nasıl hazırlayacağım konusunda kafa karışıklığı yaşadım. Bu yüzden epey araştırmam gerekti.
   Bu sebeple ben de nasıl hazırladığımı videoya çekip sizlerle paylaşmaya karar verdim. Hazırlarken ben çok eğlendim. Umarım siz de eğlenirsiniz :)
Bu kutulardan satın almak için : www.japoncandybox.com
 


Not: Youtube kanalıma abone olmak için : https://www.youtube.com/c/Eczacikiz

Not: Montaj yapmak tahmin ettiğimden çok daha zormuş. Tüm Youtuberlara sabır diliyorum :)

1 Eylül 2016 Perşembe

Senden Önce Ben - Okuduğum Kitaplar

   Son birkaç günde şirin bir tatil yapma imkanım oldu. Benim yaşlarımda birçok genç tatil deyince skuba dalışları yapmayı, bir yerlerden atlamayı içeren aktiviteleri veya çılgınlar gibi bronzlaşıp bir sürü kokteyl içmeyi düşünebilir. Ama ben çocukların girmesinin yasak olduğu "Relax Havuz"da yaş ortalaması 60 olan turistlerle birlikte tüm gün kitap okumayı tercih ettim. Bu zamanda zaten tüm hayatımız kaos içinde geçerken ben daha iyi bir tatil hayal edemezdim..


   Jojo Moyes'in "Senden Önce Ben" isimli kitabı şuan ülkemizde olduğu kadar yurtdışında da popülermiş. Bir Alman ve bir Rus turistte de aynı kitaptan görmüştüm hatta. Bu kadar tutulmasına şaşırmamak gerek çünkü gerçekten farklı bir öyküsü var. Çok sürükleyici olduğu da kesin, kitabın devamında olabilecek hiç birşeyi doğru tahmin etme imkanı bulamadım.
   Ana karakterimiz Louisa, İngiltere'nin küçük ve turistik bir kasabasında son derece sınırlı bir yaşam alanına sahip ve bundan son derece memnun bir kız. William'ın hayatı ise çok daha büyük sıkıntılarla dolu. Kitabın başında anlatıldığı üzere Will macera tutkusu, adrenalin bağımlısı bir iş adamı. Kendini bol bol tehlikenin içine soktuğu halde hiç bir yara almadan herşeyi başarmış biri ve günün birinde kendisinin ihtiyatlı davranmasına rağmen bir başkasının suçu sebebiyle bir trafik kazası geçiriyor. Hayatının bu kısmı ise felçli bir hastanın fiziksel engellerden öte ağır psikolojik sorunlar da yaşadığını gösteriyor.



   Kitap yalnızca bir engellinin aşkını değil, kendi sınırlarının ötesine geçmeye hiç istekli olmayan Louisa'nın Will sayesinde yaşadığı değişimleri de anlatıyor. Durgun ve acıklı bir aşk roman okumak istiyorsanız bu kitabı tavsiye etmem. Tüm beklentilerinizi yıkacak, cıvıl cıvıl bir kızın öyküsünü ve Christy Brown taklidi yapan bir engellinin hayatını okumak isterseniz bu kitap tam size göre :)

    SPOİLER

 Lütfen bu kısmı kitabı okumadıysanız ve okumayı düşünüyorsanız geçiniz...
Ben hala Clark'ın Marquis dönüşü girdiği psikolojideyim. Will'i kendi adıma affetmiş değilim. Sırf özgül iradsiyle bir karar vermek için intihar etmesi bana anlamlı gelmiyor. Çektiği tüm acıları yaşadığı sıkıntıyı ve tüm bunların psikolojik boyutunu tabii ki anlayamıyorum. Ama yine de onu affedebileceğimi sanmıyorum. (Zaten bana affet diyen de olmadı, hem bana n'oluyorsa :))
    Yukarıda da bahsettiğim gibi Will'in Louisayla ilk karşılaşmasında yaptığı taklide çok güldüm. Yan şezlongtaki 60 yaşındaki slip mayolu Alman bey amca delirdiğimi falan sanmış olmalı ki bir sonraki gün benden çok daha uzakta bir şezlonga geçtiler :)
   Şimdi hemen bu kitabın film versiyonunu da izlemeyi düşünüyorum. Umarım "Kocan Kadar Konuş" da yaşadığım kitaptaki doğallığın ölümüne yapmacık bir hal aldığı tarzda bir filmle karşılaşmam...

   Bu kitabın devamı olan "Senden Sonra Ben" i de kısa sürede okuyup yorumlarımı paylaşacağım..
Takipte kalın :)